Kienböck hastalığı, el bileğinde bulunan lunatum kemiğinin kan dolaşımının bozulması sonucu gelişen avasküler nekrozdur. Bu durum kemikte çökme, yapısal bozulma ve zamanla kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Erken evrede tanı konulması, ilerleyici eklem hasarının önlenmesi açısından kritik önem taşır.
Kienböck hastalığı belirtileri arasında el bileğinde ağrı, hassasiyet, kavrama gücünde azalma ve hareket kısıtlılığı yer alır. Ağrı genellikle aktivite ile artar ve istirahatle kısmen azalır. İlerleyen evrelerde şişlik ve eklem sertliği belirginleşebilir, günlük yaşam aktiviteleri etkilenebilir.
Kienböck hastalığı tedavisi, hastalığın evresine göre konservatif veya cerrahi yöntemlerle planlanır. Erken dönemde istirahat, atel uygulaması ve antiinflamatuar tedaviler tercih edilir. İleri evrelerde kemik kısaltma, damar grefti uygulamaları veya kısmi el bilek füzyonu gibi cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Kienböck ameliyatı, lunatum kemiğindeki dolaşım bozukluğunu düzeltmek veya hasarlı dokuyu stabilize etmek amacıyla uygulanır. Cerrahi sonrası rehabilitasyon süreci önemlidir ve düzenli egzersiz programı gerektirir. Uygun tedavi planı ile ağrı kontrolü sağlanabilir ve el fonksiyonları korunabilir.
Kienböck Hastalığı Nasıl Ortaya Çıkar?
El bileği, sekiz küçük kemikten oluşan karmaşık bir yapıdır. Bu kemiklerden biri olan lunatum, el bileğinin merkezinde yer alır ve el hareketlerinin dengeli şekilde gerçekleşmesine katkı sağlar.
Kienböck hastalığında lunatum kemiğinin kan akımı azalır veya tamamen kesilir. Bu durum tıbbi olarak osteonekroz olarak adlandırılır. Kanlanmanın bozulması sonucunda kemik hücreleri zamanla canlılığını kaybeder. İlerleyen süreçte kemikte sertlik kaybı, çökme ve eklem yüzeyinde bozulma meydana gelebilir.
Hastalığın kesin nedeni her zaman belirlenemeyebilir. Ancak bazı risk faktörleri tanımlanmıştır:
- El bileğine alınan tekrarlayıcı mikrotravmalar
- Ön kol kemikleri arasındaki uzunluk farkı (özellikle ulna kemiğinin radiusa göre daha kısa olması – negatif ulnar varyans)
- Dolaşım bozuklukları
- Yoğun el bileği kullanımı gerektiren meslekler
- Nadir durumlarda sistemik hastalıklar
Bu hastalık genellikle 20–40 yaş arası bireylerde görülür ve çoğunlukla tek elde ortaya çıkar.
Kienböck Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın erken döneminde belirtiler hafif olabilir ve sıklıkla basit bir burkulma ile karıştırılabilir. En yaygın semptomlar şunlardır:
- El bileğinin ortasında hissedilen ağrı
- Kavrama gücünde azalma
- Şişlik
- Hareket sırasında hassasiyet
- El bileği hareket açıklığında kısıtlanma
Ağrı genellikle aktiviteyle artar ve dinlenmekle azalabilir. Ancak hastalık ilerledikçe ağrı kalıcı hale gelebilir. Lunatum kemiğinde çökme geliştikçe el bileğinin mekanik dengesi bozulur ve bu durum ilerleyici fonksiyon kaybına neden olabilir.
Bazı hastalar özellikle yük taşıma, itme veya kavrama hareketleri sırasında belirgin zorlanma yaşadıklarını ifade eder.
Hastalık Evreleri Nasıl İlerler?
Kienböck hastalığı genellikle radyolojik bulgulara göre evrelendirilir. En sık kullanılan sınıflama Lichtman sınıflamasıdır.
- Evre I: Röntgen normal olabilir. Manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile kemik içi ödem ve dolaşım bozukluğu saptanabilir.
- Evre II: Kemikte sertleşme (skleroz) görülür ancak henüz çökme yoktur.
- Evre III: Lunatum kemiğinde çökme başlar ve el bileği mekaniği bozulur.
- Evre IV: Eklem yüzeylerinde dejenerasyon gelişir ve el bileğinde kireçlenme (sekonder osteoartrit) ortaya çıkar.
Erken evrelerde hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkün olabilirken, ileri evrelerde yapısal değişiklikler kalıcı hale gelebilir.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Tanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından yapılan klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemleri ile konur.
Fizik muayenede:
- El bileğinin orta hattında hassasiyet
- Kavrama gücünde azalma
- Hareket sırasında ağrı
tespit edilebilir.
Röntgen grafileri kemikteki yapısal değişiklikleri gösterebilir. Ancak erken evrede röntgen normal olabilir. Bu nedenle MR görüntüleme, lunatum kemiğinin kanlanmasını değerlendirmek açısından daha hassastır. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT) ile kemik yapısındaki çökme daha ayrıntılı incelenebilir.
Tanı sürecinde diğer el bileği ağrısı nedenleri (tendon problemleri, bağ yaralanmaları, kırıklar) da dışlanmalıdır.
Kienböck Hastalığı Tedavisi Nasıl Planlanır?
Tedavi planı hastalığın evresine, hastanın yaşına, mesleğine, aktivite düzeyine ve semptom şiddetine göre belirlenir. Her hasta için yaklaşım bireyseldir.
Konservatif (Ameliyatsız) Tedavi
Erken evrelerde cerrahi dışı yöntemler tercih edilebilir:
- El bileğinin istirahat edilmesi
- Atel veya alçı ile immobilizasyon
- Ağrı kontrolü için antiinflamatuvar ilaçlar
- Aktivite kısıtlaması
Bu yöntemler semptomları azaltmaya yardımcı olabilir ancak her hastada hastalığın ilerlemesini tamamen durdurmayabilir.
Kienböck Hastalığında Ameliyat Seçenekleri
Cerrahi tedavi, genellikle ilerleyici evrelerde veya konservatif tedaviye yanıt alınamadığında gündeme gelir. Amaç; lunatum üzerindeki yükü azaltmak, kan dolaşımını artırmak ve el bileği fonksiyonunu korumaktır.
Başlıca cerrahi yaklaşımlar şunlardır:
1. Yük Azaltıcı Ameliyatlar
Ön kol kemikleri arasındaki uzunluk farkı düzeltilerek lunatum üzerindeki basınç azaltılabilir. Bu işlem “radial kısaltma osteotomisi” olarak adlandırılır.
2. Revaskülarizasyon (Kanlanma Artırıcı) Cerrahiler
Damar destekli kemik greftleri kullanılarak lunatumun yeniden kanlanması hedeflenir.
3. Parsiyel Füzyon (Kısmi Dondurma)
İleri evrelerde bazı el bileği kemikleri sabitlenerek ağrı azaltılabilir.
4. Proksimal Sıra Karpektomi
Hasarlı kemiklerin çıkarılmasıyla ağrı kontrolü sağlanabilir.
5. Total El Bileği Füzyonu
İleri derecede eklem hasarında uygulanabilir; el bileği hareketi kaybolur ancak ağrı kontrolü sağlanabilir.
Hangi cerrahi yöntemin uygun olduğu; hastalığın evresi, kemik çökme derecesi ve hastanın beklentileri dikkate alınarak belirlenir. Hiçbir cerrahi yöntem tüm hastalar için standart çözüm değildir.
Ameliyat Sonrası Süreç
Cerrahi sonrası iyileşme süreci yapılan işleme göre değişkenlik gösterir. Genellikle:
- Bir süre atel veya alçı kullanımı
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon
- Kademeli hareket egzersizleri
önerilir. El bileği fonksiyonunun geri kazanılması zaman alabilir. Rehabilitasyon süreci tedavinin önemli bir parçasıdır.
Ne Zaman Uzman Değerlendirmesi Gerekir?
Aşağıdaki durumlarda ortopedi uzmanına başvurulması önerilir:
- El bileğinde birkaç haftadan uzun süren ağrı
- Travma olmadan gelişen şişlik ve hassasiyet
- Kavrama gücünde belirgin azalma
- Günlük aktiviteleri etkileyen hareket kısıtlılığı
Erken değerlendirme, hastalığın ilerleme hızını etkileyebilir.

14 yılı aşkın süredir Türkiye’nin farklı bölgelerinde ortopedi ve travmatoloji alanında görev yapan Op. Dr. Burak Gürer, özellikle diz ve kalça protez cerrahisi, spor yaralanmaları, artroskopik cerrahi, el cerrahisi ve ortopedik travma konularında geniş deneyime sahiptir. Halen Balıkesir Özel Nev Hastanesi’nde aktif olarak çalışmaktadır. Alanındaki hızlı gelişmeleri yakından takip ederek yeni teknikleri, implant teknolojilerini ve tanı araçlarını güncel tutar; hastalarına kanıta dayalı tedaviler sunmayı hedefler.
